İşte karbonhidratlı gıdaları azaltarak beslenmeyi hayatınızın bir parças? haline getirecek 31 ipucu. Hangi gıdaları seçece?iniz, nelerden uzak durmanız gerektiği, ca nınız bir şey çekti?inde bununla nasıl mücadele edece?iniz konu larında size yardım edecek olan bu ipuçları, az karbonhidratlı yiyecekler yiyerek kilo verme yolunda sizi hızlandırması dü?ünülerek tasarland?. Hemen ba?lamak için tek yapmanız gereken a?a??daki kategorilerden birini seçmek.
1. Yemek yerken başka bir şeyle me?gul olmayın.
?? yemeye gelince, sofraya ?uursuzca oturmamak lazım. Böylece aklınız başka ?eylerdeyken otomatik olarak gerçekleşen yeme ve atıştırmaları azaltabilirsiniz. Bunu ba?armanın iyi bir yolu, yemekte yemekle olur, yemekte gazete okumak, ya da televizyon seyretmekle olmaz. Bunu yapmayı ne kadar sık ba?arırsanız, fark etmeden yediğiniz zamanları o kadar azaltmış olursunuz.
2. Yava? yiyin ve her lokmanın tadını çıkarın.
İşte “En iyisini büyükannem bilir” ba?l??? altında dosyalayabileceğiniz bir ipucu daha. Yediklerinizi yavaş ve iyi çiğnemek ve yediğinizin keyfine varabilmek kilo vermenize yardımcı olabilir. Nedeni ?u: Beyin, siz bir şeyleri yedikten 20 dakika sonr asına kadar mideden gelen “Tamam, adam doydu!” mesaj?nı almaz. Bu, CCK (kolesistokinin) hormonunun i?ini yapıp beyne “bu kadar yeter” mesaj?nı göndermesi için gereken zamandır. Bu nedenle hızlı yiyenler, beyin bu sinyali almadan önce, çoktan onları doyurandan fazlasını yemi? olurlar. Vücudunuzdaki bu mükemmel ileti?im a??ndan faydalanarak, iştahınızı kontrol etme becerinizi arttırmak için önünüzde uzun bir yol var; bunu ba?armak için yeterince zaman ayırmanız gerektiğini unutmayın. Ayrıca yavaş ve yediğinizden keyif alarak yemek, kilo alma nıza neden olan ?uursuzca yemeye karşı da iyidir.
3. Gün içinde yediklerinizin en büyük kısmın?, günün erken saatlerinde yiyin.
Adele Davis “Kahvaltıyı kral, ö?le yemeğini prens ve akşam yemeğini de yoksul gibi yiyin” derdi. Haklıyd?. Yapılan önemli bir araştırmaya göre, kişiler 2000 kalorilik bir sabah kahvaltıs? ettiklerinde (gün içinde başka bir şey yemiyorlar) kilo veriyorlar; ancak aynı öğünü sabah yerine akşam yediklerinde kilo alıyorlar. Kan şekeri ve insülin seviyenizi kontrol etmek için yiyeceklerinizi gün içine yayın; ama akşam fazla yemekten kaç?nın.
4. Her gün kahvaltı edin.
Kahvaltıyı kaçırd??? nızda, olabilecek pek çok olumsuz ?eyden biri de, bir sonraki öğünde salgılanacak insülin miktarının artmasıdır. Kan şekeri dengesi bozulur. Böylece ca nınızın bir şeyler çekmesi ihtimali artar. Büyük ihtimalle hiçbir şey yememi?sinizdir ve bunu kahveyle maskeliyorsunuzdur. Sabahları iştahsız olan kişilerden biriyseniz, bunun muhtemel nedeni kendinizi doğal olmayan bu yeme ?ekline al??tırmış olma nızdır. Protein içecekleri bu durumu düzeltmek için iyi bir başlangıçtır. Sabahları aç olmayan kişiler bile bu içeceklerden birini içebilirler, hele de böğürtlen, ahududu, çilek, ya da bir çorbaka???? fıstık ezmesi gibi ekstralarla tat katılm??sa. Sonunda gerçek yiyeceklerden oluşan bir kahvaltıya geçmeli (her gün kahvaltı edemeseniz bile haf tanın çoğu günü etmelisiniz) ve bu kahvaltıda protein ve iyi ya?lar olm asına dikkat etmelisiniz. Hala motivasyona ihtiyacınız varsa söyleyelim: Kahvaltıyı atlamakla fazla kilolu olmanın ba?lantılı olduğunu gösteren en az yedi araştırma bulunuyor.
5. Her öğünde protein alın.
Her öğünde mutlaka protein olmal?. İdeali atıştırmalıklarda da protein olmasıdır. Proteinin insüline olan etkisi, karbonhidratlara göre daha az olduğundan, daha doyurucudur ve vücutta parçalanıp sindirilmesi için daha çok enerji (kalori) gerekir. Vücut, proteini (ve ya??) ihtiyacı olan bir şey olarak tanır ve bu yüzden midenizden beyninize doydu?unuza dair mesaj gönderen iştah kontrol mekanizması, proteinle iyi i?ler (ama karbonhidratlarla işlemez). Bir öğünün karbonhidrattan çok protein içermesi sayesinde, karın şekeriniz dengelenir, insülin tepkisi azalır. Yeni bir araştırmaya göre, proteinde bulunan bir amino asit olan lösin, kilo verme esn asında yağ yakarken, kas kütlenizi koruma nıza da yardımcı oluyor.
6. Kendi yemeğinizi getirin.
Ço?u mü?terimin ortak problemi, oradan oraya ko?turdukları ya da ofise tıkılıp kaldıkları için, bir diyet programına nasıl sadık kalacak larını bilememeleri. Bunun nedeni muhtemelen, tüm dünyanın çabuk ve kolay olan abur cuburla beslenmesi ve tavuğun yiyecek otomat larına s??maması. Çevrenizin kurbanı olmayın. Hayatınızın kontrolünü elinize alın. Kendi ö?le yemeklerinizi ya da en azından atıştırmalıklarınızı kendiniz hazırlayın. Vücut geliştirenler bunu yıllardır yapıyor, siz de yapabilirsiniz.
7. Su için.
?aka değil; su, kilo kaybına yardımcı oluyor. Ketojenik bir diyet uyguluyorsanız (Atkins başlangıç a?aması, ya da proteinin gücü birinci a?aması, vs.), keton ve atık ürünleri kaybettiğiniz ya?la beraber atmanız gerekir. Ketojenik bir diyet uygulamasanız bile, kabızl??? önlemek, böbrek ve karaciğerin i?levlerini en iyi şekilde kullanmak gerekir (karaciğerin vücutta ya?? i?leyen bir fabrika görevi gördü?ünü ve eğer düzgün çalışmazsa ya? metabolizmasının da çal??mayaca??nı unutmayın). Günde en az 8 bardak su içmelisiniz ve çoğu fazla kilolu kimse bundan da fazlasını içmelidir.
8. Kahvaltıda somon bal??? yiyin. Ya da ö?le ve akşam yemeklerinde…
Bu önerilerin hepsi, okuyan herkese uygun olmayabilir; ama eğer bunu yapabilirseniz, semeresini toplayacaksınız. Maalesef çiftlik somonunda, diğer tüm çiftlik hayvan larında görülen sorunlar var. Balıklar havuzlarda üretilir, tahılla beslenir ve onlara antibiyotik verilir. Bu tahıl diyeti ve hareketsizlik nedeniyle, içerdikleri omega-3 ya??, denizlerde ya?ayanlar kadar zengin olmaz. Ancak deniz balık larında da her zaman için ufak da olsa bir c?va riski vardır. Peki ne yapmalı? Somon yemenin yararları o kadar çok ki, ben bu şartlara ra?men tavsiye ediyorum. Deniz somonu bulabilirseniz bu harika olur; öte yandan bazı konserve olanları da ?a??rtıcı derecede sağlıklı ve gayet lezzetliler.
9. Ekmek yerine lahana yaprak larını kullanın.
K?vırcık salata yaprak larını da kullanabilirsiniz, ama kırmızı lahana daha serttir. İstediğiniz bir et çe?idini -so?uk hindi, normal hindi, tavuk, hatta hamburger- büyük, sert bir lahana yaprağına, ya da kıvırcık salata yaprağına sararak “sandviç” (ya da tahılsız bir dürüm) yapabilirsiniz. Tavu?u birkaç dilim avokadoyla, ya da bifte?i domatesle deneyin. Bu öneriyi, “kendi yemeğinizi getirin” önerisiyle beraber kullanabilirsiniz.
10. Kahve çekme makinas? alıp bunu keten tohumu için kullanın.
Bu aslında genel sağlık açısından faydalı bir öneri; ama ?u nedenle az karbonhidrat alanlar için de özellikle yararlı olabilir: Keten ya??nın aksine keten tohumu, zengin bir lif kayna??dır ki bu, vücudu sadece kalın bağırsak kanserine karşı korumakla kalmaz, kilo vermekle de ba??ntılıdır. Lif, karın şekerinin hızlı yükselmesini önleyerek, tokluk hissi verir. Lifin kilo verme üzerindeki etkisini doğrulayan pek çok araştırma vardır. Buna ek olarak keten tohumu, kalbi koruyanve antienflemmatuvar olan omega-3 ya?? ve ALA (alfa linoleik asit) açısından zengindir. Yani taze çekilmi? keten tohumu, programı nıza büyük katkı sağlar.
11. Sardalya: Konservedeki sağlıklı yiyecek
Hızlı, kolay, ucuz ve proteinle omega-3 ya?? açısından zengin bir yiyecek isterseniz, sardalyayı geçecek bir yiyecek yoktur. Sardalyanın faydalarını, NevYorklu me?hur beslenme uzmanı Oz Garcia ile Florida’da seyahat edip seminerler verirken öğrendim. Çok yo?un bir programımız vardı ve etkinlikler arasında a?zı mıza lokma atacak zaman yoktu. Oz ne zaman karın şekerinin dü?tü?ünü ya da enerjisinin azaldı??nı hissetse, en ya kındaki bakkal ya da ?arküteriye ko?up bir kutu sardalya alırd?. Bu yiyeceğin ne kadar enerji verici ve doyurucu olduğunu ilk a??zdan öğrendim. Eğer uyguladığınız az karbonhidratlı diyet izin veriyorsa, sardalyayı az karbonhidratlı ve az şekerli krakerlerle yiyin. Ko?ul larınız bizimkilerden iyiyse, sardalyalı yeşil salatadan harika bir az karbonhidratlı öğün olur. En iyi cinsi, kendi ya??yla konserve edilmi? olanlardır. Soya ya da çi?it ya??nda olanları almayın; çünkü bunlardaki Omega-6 yağları çok fazladır.
12. Günlük beslenme programı nıza yoğurt ya da kefir ekleyin.
Kültürlü süt ürünlerinde vücudunuzda depolanan yararlı bakteriler bulunur ve süt ürünleriyle problem ya?ayan kişilerin bile bunlara karşı toleransları genelde yüksek olur. Yemeniz gereken, içinde canlı kültürler olan sade yoğurttur (dibindeki tonla meyveyle abur cubur olan değil). Daha da iyisi, kefir kullanın. Süt ürünlerindeki karbonhidrat miktar?, ambalajda yazılan kadar yüksek değil. Aslında yarım fincan yoğurt, ya da kefirde sadece iki gramlık etkin karbonhidrat vardır. Bu nasıl olabilirı Bunun sebebi devletin karbonhidratları ölçme ?eklidir. Gıdadaki her şeyi -su, kül, protein, ya?- ölçüp sonra da geri kalanın karbonhidrat olduğunu kabul ederler. Bu yöntem süt de dahil her şeyde i?e yarar ama mayalanmış süt ürünlerinde değil. GO-Diet’?n yaratıcıs? Dr. Jack Goldberg’in de belirtti?i gibi, sütü mayalad??? nızda, onu laktik asit bakterisiyle a??lamış olursunuz. Bu da süt şekerinin (laktoz) neredeyse tamamını yutup onu laktik aside çevirir. Laktik asit, sütün koyulm asını sağlayan ve ona o e?siz tadı veren ?eydir. Bu nedenle devletin üründe kaldı??nı dü?ündü?ü süt şekeri aslında neredeyse gitmi?tir; mayalama esn asında laktik asit ve bakteriler sayesinde dönü?mü?tür. Yarım fincan sade yoğurtta, ya da kefirde kalan karbonhidratın “gerçek” miktarı 2 gram kadardır. Goldberg bunu kendi laboratuvarında bizzat ölçmü?tür. Tavsiyem kefir, ya da yoğurdun tam yağlı çeşitlerini tercih edip, günlük olarak tüketmeniz.
13. Tahılları yeşil lerle değiştirin.
Tahılların pek çok kişi için dünyadaki en sağlıklı gıda olmay???nın pek çok sebebi var. Dr. Joseph Mercola’ya göre, tahıllarda çok az C vitamini var, A vitamininden ise hiç yok. Ayrıca B vitamini eksikliğinden kaynaklanan iki temel hastalık, fazla tahıl tüketimiyle ba?lantılandırılıyor. Kahvaltı gevrekleri ve ekmek gibi i?lenmi? tahıl ürünlerinde de?ersiz miktarda lif -bir iki istisna d???nda- bulunuyor ki bunlar, sebze ya da diğer kaynaklardan zaten alınabilir. Bazı larının tahılla ilgili sorunu olmayabilir; ama eğer kilo probleminiz varsa muhtemelen onlardan biri değilsiniz. Karbonhidratınızı sebzelerden alın, en azından çoğu zaman. “Diabetes: Prevention and Cure” kitab?nın yazarı C. Leigh Broadhurst bana bir keresinde fazla kilolu ve şeker hastas? olan hasta larının tek bir alışkanlığını değiştirebilse, bunun buğdayı hayat larından çıkarabilmek olaca??nı söylemi?ti. Bir dü?ünün…
14. Yeşil içeceklerden için.
Yeşil içecekler, arpa, buğday çimeni, ya da tam yeşil gıdaların suları için kullanılan genel kategori ismidir. Baş???klık sistemini uyarırlar ve fitobesleyenler ve vitaminler açısından zengindirler. Alkalin olu?tururlar (bu nedenle de bol et içeren beslenme program larını dengelerler), organik kaynaklardan elde edilmi?lerdir, kalorileri dü?üktür ve çoğu 3 ila 4 gramdan daha fazla (dü?ük glisemik endeksli) karbonhidrat içermez ki; bu da diyetin çok sıkı olan başlangıç safh asında değilseniz (olsanız bile gene de diyetinizde bunlara yer verebilirsiniz), oldukça önemsiz bir miktardır. Bunları sağlıklı gıdalar satan ma?azalarda bulabilirsiniz. Onları diyetinizin bir parças? haline getirmeyi kesinlikle dü?ünün.
15. Badem yiyin, ama porsiyona dikkat edin.
Az karbonhidrat alarak beslenmek istiyorsanız, yemi?ler çok faydalıdır; ama kilo vermeyi de yavaşlatabilirler; çünkü kalorileri yüksektir ve kaçırıp yemeniz gerekenden fazlasını yemeniz çok kolaydır. Bunları kilo verme a?am asında yemeyi dü?ünüyorsanız, uygun porsiyonlara bölün. 15 badem bir porsiyon eder. Eğer büyük bir torba dolusu badem satın alırsanız, atıştırmak için hepsini ya nı nıza almayın; bir porsiyonluk bir poşet hazırlayıp gerisini kaldırın.
16. Tatlıya ihtiyacınız varsa, peynir ve böğürtlen/ahududu/çilek vs, ya da böğürtlen/ahududu/çilek vs ve krema isteyin.
Bunu GO-Diet’?n yaratıcıs? Dr. Jack Goldberg tavsiye ediyor ve tatlandırmak için tatlandırıcı da ekleyebileceğinizi söylüyor. Eğer bu, size izin verilen karbonhidrat miktarına uyuyorsa, meyvelerle kremayı evde yiyin ve eğer tatlandırıcı kullanmanız gerekiyorsa, ksilitol kullanın.
17. Protein bar larına dikkat edin.
Bu konuda dikkatli olmalısınız. Yeni bir yeme ?ekline al??t???nız için, ilk iki hafta bunları kesinlikle önermiyorum. Pazar bu yeni tür şekere -atıştırmalık demek istiyorum- doydu. Bu nedenle de hem hiçbir faydası olmayanları, hem de o kadar da kötü olmayanları var. En iyileri PaleoBar, Sears Labs’ Omega-3 Zone ve Atkins barları. Protein bar larının hepsi birbiriyle e? de?erde değildir; “enerji bar?” terimi tam bir pazarlama hilesidir. Beslenme açısından “enerji” “kalori” anlamına gelir; ama üreticilerin dü?ünmenizi istediği ?ey, bu barları yedikten sonra maraton ko?abilecek gibi hissetmenizdir. Bu pek de böyle sayılmaz. Aslında çoğu karbonhidratla yüklüdür. Hemen hepsinde hidrojen ya?lar (trans-ya?lar) vardır. Protein bar larında daha çok protein ve çoğu zaman daha az karbonhidrat vardır; ama gene de ambalaj?n üzerini okumakta fayda var. Bazıları içerdiği 330 kaloriyle atıştırmalık olmak için fazla kalorilidir. Buna ek olarak, şeker alkolü olan ve karbonhidrat sayıyorsanız dahil edilmesi gereken sorbitol ve mannitol gibi tatlandırıcılar içerirler. Özellikle mannitol gaz yapabilir. Bar larında sadece iki üç gram etken karbonhidrat olduğunu söylerken sevgili Dr. Atkins bile gliserini (gliserol olarak da tanınır) saymaz. Buradaki çeli?ki ?udur: Kokusuz, renksiz, tatlı tadı olan bir sıvı olan gliserol, tatlandırıcı olarak kullanılır ve karbonhidrat klasmanına girer; ama Atkins, karın şekerini şeker gibi etkilemedi?i için gliserolü karbonhidrat içeriği olarak saymad???nı iddia etmektedir. Belki öyle, belki değil. Az karbonhidratla beslenenler, bunun kilo vermelerini yavaşlatt???nı söylerken, bazıları da aksini iddia ediyor. Her durumda en iyisi gerçek gıdalarla beslenip bu barları en azından birkaç hafta kullanmamak.
18. D??arıda yerken, ekmeği geri gönderin.
Garsonu hayal kırıkl???na u?ratmayın. Eğer ekmekler orada durursa iki ?ey olabilir: Ya yersiniz, ya da yemezsiniz. Geri gönderirseniz, ilk olasıl??? elemi? olursunuz.
19. Benden sonra tekrarlayın: Meyve suyu sağlıklı bir gıda değildir, asla da olma mıştır.
Büyük gıda şirketlerinin pazarlama ba?arı larından biri Amerika’yı meyve suyunun yararlı olduğu konusunda ikna etmi? olmalarıdır. şekerle yüklü aptal bir içece?in aslında yüzde 10’unun gerçek meyve suyu olduğunu iddia eden reklamlar var. Meyve suyu meyve değildir (ki karbonhidrat tiryakileri fazla meyve yememelidir, en azından ba?ta). Meyve suyu sadece abur cuburdur. şeker doludur, meyvede bulunan liften eser yoktur ve glisemik endeksi yüksektir. Başka gıdalardan da alabileceğiniz az miktarda vitamin d???nda diyetinize hiçbir katkıs? yoktur.
20. O “me?ru” tatlılara dikkat edin.
Bir şey az karbonhidratlı diye, bu onda hiç kalori olmadığı ve ondan sınırsızca yiyebileceğiniz anlamına gelmez. Az yağlı olduğunu dü?ünerek bol miktarda abur cubur tüketen, az yağlı gıdalar yiyerek kilo vermeye çalışanların dü?tü?ü hataya dü?meyin. Az karbonhidrat içeren pek çok leziz tatlı var ve arada bir bunlardan yiyebilmek güzel bir şey; ama eğer bunları yemek, daha çok tatlı yeme arzusu uyandırıyorsa uzak durmakta da fayda var. Eğer düzenli olarak ana yemeklerin yerini de almaya ba?lam??larsa, bu daha da kötü bir şey (az karbonhidrat içeren barlarla ya?anan durumun aynıs?).
21. Ya nı nızda protein açısından zengin atıştırmalıklar ta??yın.
Yiyecek otomat larını, havaalan larındaki yiyecek satan yerleri ve 7-Eleven’ları unutun. At??tırmalık deyince, protein (ve de ya?) açısından gerçek yiyecekleri dü?ünün; hani avcı ve toplay?cı atalarınızın oynadıkları vah?i oyuna ara verdiklerinde atıştırdıkları türden gerçek yiyecekler. Yemi?, peynir (dil peyniri iyi bir seçenektir), katı yumurta, sö?ü? tavuk etini bir poşette dü?ünün. Eğer beslenme pla nınız izin veriyorsa, buna arada meyve de ekleyebilirsiniz; ama bir paket cips, kraker, ya da çikolatalı bisküvi alamazsınız; tabii eğer kilo vermek istiyorsa nız!
22. Ca nınız şeker mi istediş Sote edilmi? badem yemeyi deneyin.
İşte tatlı ihtiyacınızı giderecek hoş bir şey: Biraz bademi tereyağında soteleyin; ya da fırına atıp üzerlerine azıcık tereyağ damlatın. ?sterseniz az miktarda deniz tuzu da kullanabilirsiniz. Porsiyon miktarına dikkat etmeyi ihmal etmeyin.
23. Ca nınız bir şey çekti?inde, üstesinden bununla gelin.
Bir çorbaka???? tahin ve organik misoyu (ana maddesi soya fasulyesi olan, tuz ve tahıldan (arpa, ya da pirinç) oluşan yüksek proteinli, mayalanmış macunumsu bir Japon yiyeceği) karıştırıp bunu kereviz, kıvırcık salata, ya da karbonhidratı az olan krakerlere sürün. Bu hem mineral eksikliğini, hem de iştahınızı giderecek.
24. Bu amino asitle iştahınızı yenin.
Bir çorbaka???? toz glütamini (bir amino asit) ksilitolle tatlandırıp bir ya da iki çorbaka???? kremada (ya da yarıma yarım çorbaka????) eritirseniz, bu tatlıya duydu?unuz en güçlü arzuyu bile dindirecektir.
25. Sebzeleri sevmenin en kısa yolu bu.
Sebzelerin ate?li kar??tı olan biri bile, bir tabak ızgara sebzeyle kazanılabilir. Dolmalık biber ve havuç, soğan ve pancar gibi kök sebzeler bu metoda en iyi tepkiyi veren sebzelerdir. Bunları do?rayıp ızgara yapılabilen tavalardan birinde pişirin. Çok az zeytinyağ? ekledikten sonra 30-40 dakikal???na fırınlayın. Böylece bu sebzelerdeki varl???ndan bile habersiz olduğunuz şekerli tat açığa çıkacak.
26. Makarnayla hasar kontrolü yapın.
Makarnadan sonsuza kadar vazgeçmek zorunda değilsiniz, özellikle de hedefledi?iniz kiloya ula?tıysa nız. Ancak pişirirken glikemik yükü azaltmak için, al dente pişirin; yani makarnalar sert olm asınlar ama diri olsunlar, fazla pişirmeyin. Ne kadar az kaynatırsanız, makarnadaki ni?asta molekülleri o kadar birbirlerine ya kın dururlar. Böylece enzimlerin makarnayı parçalaması zor olur ve karın şekeri üzerindeki etkisi azalır. Daha da iyisi, daha çok lif içeren, az karbonhidratlı makarnalardan alıp al dente pişirin.
27. Renkli alışveriş yapın.
Beslenmeyle ilgili hangi bilgilerin verildi?ini takip etmek için kadın dergilerini düzenli olarak okuyorum (erkek dergilerini de okuyorum; ama tabii ki makaleler için). Okudu?um en iyi önerilerden bir tanesi ?uydu: Renkli alışveriş yapın. Bir ton antioksidan?, proantosiyanidini ve fitokimyasalı ezberlemek istemiyorsanız, para nıza göre en yüksek beslenme de?eri olan gıdaları almanızı garantilemenin yolu, kasada alışveriş sepetinizde neler olduğuna bakmaktır. Sepetiniz, kartpostallarda gördü?ünüz Avrupa pazar larına benziyor mu? Sepetinizin, yeşil ler, kırmızılar, turuncular ve hatta mavilerle ta??yor olması gerek. Meyve ve sebzelerdeki renklerin sebebi bunların vücudunuzda benzeri bir amaca hizmet edecek olan doğal antioksidanlar olu?u. Aldı??nız her şey, mukavva ya da karton rengindeyse bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir.
28. Marketin d??ta kalan koridor larından alışveriş yapın.
şeker, i?lenmi? gıda ve abur cuburdan aldı??nız kalorileri sihirli bir biçimde azaltmak ister misinizı İşte size basit bir hile: Marketin iç tarafında kalan koridorlardan uzak durun. Tüm iyi ?eyler, d?? koridorlarda. Vaktinizi marketin kenarda kalan bölgesinde geçirin (bu aynı zamanda bekarlarla tanı?mak için de iyi bir yer; ne de olsa kimse bir yabancıya dönüp de “Bu mısır gevre?i kutusunun taze olup olmadığını nasıl anlıyorsunuz?” diye sormaz).
29. Yemek kitab? alın.
Bana “Ne yiyebilirim?” diye soran, ya da sürekli aynı ?eyleri yemekten bıkt???nı söyleyen her mü?terim için tek bir bozuklu?um olsayd?, ?imdiye kadar zengin bir beslenme uzmanı olmu?tum! Bu kitap için araştırma yaparken, sorunun cevab? birden netle?ti. Her seviye ve farklı ilgi alanı için, yeni ba?layanlar için olandan (ben) gurme ?efleri için olana kadar düzinelerce -düzinelerce derken abartmıyorum- yemek kitab? var. Az karbonhidrat yemek için kendinizi sadece tavuk ve sebzelerle kısıtlama nıza gerek yok.
30. “Tamamen doğal” demek, tamamen iyi demek değildir.
Pazarlamacıların diğer bir ba?arıs? da, ambalaj?n üzerine “doğal” yazınca, sanki bir anlamı varmış gibi sanmamızı sağlamalarıdır. Tamamen doğal ifadesi, denetlenmeyen ve tam anlamıyla manasız bir ifadedir. Herkes bunu herhangi bir ürün için kullanabilir. Marketteki donmu? öğünler, “enerji” barları, ya da kasap reyonunda parçalar halinde satılan tavukların nesi tamamen doğalı Normalde beslenmeyecekleri şekilde beslenince doğal mı beslenmi? oluyorları Sonra kendileri doğal olarak küçük parçalara bölünüp, küçük sarı köpükten kapların içine mi girdilerı Doğal ifadesini unutun. Zehirli mantarlar tamamen doğaldır, i?lenmemi? ya? da öyle; ama bunları yemiyoruz. Gerçek gıdalar bulmaya çalışın, tercihen üzerlerinde barkod olmayan cinsinden. Ata ları nızla neleri avlayabileceğinizi, toplayabileceğinizi, yolabileceğinizi, yeti?tirebileceğinizi ya da hangi balıkları tutabileceğinizi bir dü?ünün. Bunlar doğal yiyeceklerdir, bunlardan yiyin.
31. Ambalaj?n üzerini okuyup şeker dedektifi olun.
Üretici, kanunen muhteviyat?, ürünün üzerine her içeriğin a??rl???nı belirterek yazmak zorunda. Hangi içerik önce listelenirse bu, üründeki bas kın maddedir, en sona yazılan içerik de miktar olarak en az olanıdır. Ço?u üretici, doğru olsa bile şekerin temel içerik olduğunu söylemeyi sevmez. Bu nedenle ürünlerine farklı tipte bir sürü şekerden az az koyarlar. Mesela; sakaroz, glikoz, mısır pekmezi, mısır tatlandırıcı, dekstroz, fruktoz, laktoz, maltodekstrin, invert şeker, konsantre meyve suyu, sorbitol, ksilitol, mannitol, arpa malt?, malt özü ve kesinlikle en kötüsü yüksek fruktozlu mısır pekmezi. Bunların küçük miktarlardaki karışım larından koyarak, elinizde tuttu?unuz paketin şeker olduğunu yasal olarak saklamış olurlar. Yedi?iniz gıdada kaç çayka???? fazladan eklenmi? şeker olduğunu öğrenmek istiyorsanız, ambalajda belirtilen şeker miktarını (gram cinsinden) dörde bölün. Bazı mısır gevreklerinde porsiyon ba??na yedi çayka???? şeker olduğunu bilseniz ?a??rırdınız, üstelik de o porsiyonlar küçücük!
Yukarıdakiler, Jonny Bowden’?n “Living the Low-Carb Life: From Atkins to The Zone, Choosing the Diet That’s Right for You”, M.A., C.N.S., Yayınevi: Sterling Publishing Co. Inc. © 2004 adlı kitab?ndan alıntıdır. Kitap satılan her yerde bulunur.